YAŞAMAYA DAİR (1)
Yaşamak şakaya gelmez,büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yanı ağır bastığından.
Nâzım Hikmet RAN
uzun zamandır okumamıştım bunu hatta unutmaya yüz tutmuşum.bana çok iyi geldi:D
YanıtlaSilhatta bi de ataol behramoğlunun bi şiiri var "yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var"
YanıtlaSiliyi geldiğine sevindim. yorumlarını geç gördüğümü de aynı oranda üzüldüm. evt hatta bu şiirin 2si 3ü de var... bi ara onları da koymak lazım... ataol behramoğlu'nun şiirine de hemen bakıyorum...
YanıtlaSilsen yazmaya devam et ben sık sık gelip okuyorum.hatta bazılarını defalarca:D
YanıtlaSilSon isteğin nedir?
YanıtlaSilSorusu,
Çok, çok kolaydır,
İlk isteğin nedir?
Sorusundan.
Çünkü,
O soruyu
Kimse kimseye soramadı,
Korkusundan
özdemir asaf